Arşiv ·
LKD Gezegen
· Kategori...
Yazıyı erken bitirdiğimi farkettim..
- Dil üzerinden çalışan göz protezi (görüntü aktarımı): http://vision.wicab.com/technology/
- Video görüntüler üzerinden 3d Modelleme http://flawedlogic.org/2009/08/22/videotrace-3d-modelling-using-real-video/ http://punchcard.com.au/
Grafik alanında son gelişmeler:
- GPU üzerinde 3d Gerçek Zamanlı Işın Takibi: http://www.cgarchitect.com/news/SIGGRAPH-2009-CHAOS-GROUP-GPU.shtml
- Holografik 3d Canlı Telekonferans: http://gl.ict.usc.edu/Research/3DTeleconferencing/
- Arttırılmış gerçeklik ile mobil zombi oyunu: http://www.augmentedenvironments.org/lab/research/handheld-ar/arhrrrr/
Burada bana en ilginç gelen (dönen aynasal yüzey ile 3d holografın birkaç senelik olduğunu düşünürsek) Son zamanlarda GPUlar ile edinilen işlem gücü oluyor doğrusu. Sanki şu an bilgisayarlarda kullandığımız işlemcilerde bir yanlış var gibi. Edindiğimiz işlem gücü piki bile grafik işlemcilerin gücüyle yarışamıyor. Sorun doğrudan üzerlerine çalıştırdığımız yazılımlarda mı acaba?
Jabber hesabınızı değiştirdiniz ve eski listenizi tek tek eklemek istemiyorsunuz.. Alın size yemek tarifi gibi ruby kodu:
require "rubygems"
require "xmpp4r-simple"
messenger = Jabber::Simple.new('my@jabber.account.com','mypassword');
File.open("list", "r") { |f|
f.each { |l|
contact = l.chomp + "/" if l.chomp.match(/[^\/]/)
puts "adding #{contact}"
messenger.add(contact)
}
}
199 bin 940 öğretmen adayı: Sınıfta kaldınız!

İşsiz öğretmenlerin sayısı resmi verilere göre 200 bin…
Sonunda dayanamadılar ve Ankara’da üç gün süren bir açlık grevi yaptılar.
Amaçları; siyasetçilerin, bürokratların, medyanın ve kamuoyunun dikkatini çekmek, sorunlarına çözüm bulunmasını sağlamaktı.
Peki; kaç öğretmen adayı katıldı bu eyleme?
Sadece 60…
Güvenliği sağlamak için görevlendirilen polislerin sayısı bile 300’dü oysa!
***
Ne zaman bilgisayarımı açıp e-postalarıma baksam; işsiz öğretmenlerin çığlıklarını içeren en az 10-15 mektupla karşılaşırım.
Öyle içten anlatırlar ki dertlerini, okuyanın gözlerinin yaşarması işten değildir:
“Senelerce okuduk, sonuçta öğretmen açığı da var. Ama devlet bizi görevlendirmiyor. Siz de bizimle ilgilenmiyorsunuz, sahip çıkmıyorsunuz.”
***
Ben elimden geldiğince sahip çıktım onlara; sesleri olmaya çalıştım!
İçtenliklerine aldanıp, sorunlarını duyurdum, taleplerini anlattım.
Şimdi bu bilgisayar edebiyatçısı (!) öğretmen adaylarına soruyorum:
Sadece bana e-posta gönderip “ilgi” isteyenlerinizin sayısını toplasam, bin kişiyi bulursunuz!
Madem size sahip çıkılmasını bu kadar çok bekliyorsunuz…
O zaman Ankara’daki eyleme neden katılmadınız?
Neden oradaki kader arkadaşlarınızı yalnız bıraktınız?
Neden sadece bilgisayar başına geçip, bize laf yetiştirmekle yetindiniz?
***
Bu soruların yanıtını ben vereyim mi çocuklar?
Çünkü; çoğunuz korkaksınız!
Polis kordonunda üç gün geçirmekten, fişlenmekten, kara listeye alınmaktan, coplanmaktan, sorguya çekilmekten, gözaltına alınmaktan kortunuz…
Bu yüzden de tırstınız!
60 fedaiyi gaza getirip Ankara’ya gönderdiniz ve bir parkta yalnız bıraktınız.
Ziyaretlerine bile gitmediniz.
Kollarına girip, açlıktan tutmayan dizlerine derman olmadınız.
Eylemi de, duyuruyu da, çözümü de hep başkalarından istediniz.
Sadece ağzınızı kocaman açarak, armudun pişmesini beklediniz!
Biliyorum; suç sizde değil; sizi bu kadar korkutanlarda!
Ama… Sorunlarınızın çözümü için kenetlenmediğiniz sürece; sakın bir daha benim posta kutuma mektup atmayın!
Kulaklarınızı öyle bir çınlatırım ki, örsünüz zedelenir.
***
Size böyle uzun uzun dert anlatmamın nedenine gelince:
Biliyorum ki çoğunuz, er ya da geç amacınıza ulaşacaksınız. Çocuklarımızı, torunlarımızı eğiteceksiniz.
Sakın onları kendiniz gibi “uyanık” yetiştirmeyin!
60 arkadaşınız gibi, taşın altına ellerini koymayı öğretin onlara… Yürekli olmayı öğretin.
Dayanışmayı sanal değil, sapına kadar yapmayı öğretin.
Eğer bunları öğrenemeyecek ve torunlarımıza, çocuklarımıza öğretemeyecekseniz…
Zaten öğretmenlikten vazgeçin…
Yakışmazsınız!
*****
Mustafa Mutlu
http://www.scientificamerican.com/blog/60-second-science/post.cfm?id=meet-tiny-a-mouse-grown-from-induce-2009-07-24
By definition an Erdős number, honouring the late Hungarian mathematician Paul Erdős [1], is a way of describing the “collaborative distance” between a person and Erdős, as measured by authorship of mathematical papers. [2]
Lately The web Comic XKCD made a comic named Apocalypse [3], as doom day approaches dead people rises from their graves. And some mathematitions write a paper and signs for co-authership with honourable living dead Paul Erdős. Waiting at his grave to make him sign the paper.
Later on Danah Boyd [4] a researcher at Microsoft Research at New England wrote a blog named XKCD meets real [5]. Mentioning about an email she got from her friend named Henry Cohn[6] about a paper named “Higher algebraic K-theory of schemes and of derived categories” co-authored by R. W. Thomason and Thomas Trobaugh. The thing is at this paper being written, Thomas Trobaugh was deceased and R. W. Thomason says Mr. Trobaugh gave a start on the paper.
As written at the blog:
By the way, there’s no need to wait until the end times to write papers with dead mathematicians. One example of this is the paper “Higher algebraic K-theory of schemes and of derived categories” by R. W. Thomason and Thomas Trobaugh, which Thomason wrote with his deceased friend Trobaugh after Trobaugh appeared to him in a dream:
“The first author must state that his coauthor and close friend, Tom Trobaugh, quite intelligent, singularly original, and inordinately generous, killed himself consequent to endogenous depression. Ninety-four days later, in my dream, Tom’s simulacrum remarked, ‘The direct limit characterization of perfect complexes shows that they extend, just as one extends a coherent sheaf.’ Awaking with a start, I knew this idea had to be wrong, since some perfect complexes have a non-vanishing K_0 obstruction to extension. I had worked on this problem for 3 years, and saw this approach to be hopeless. But Tom’s simulacrum had been so insistent, I knew he wouldn’t let me sleep undisturbed until I had worked out the argument and could point to the gap. This work quickly led to the key results of this paper. To Tom, I could have explained why he must be listed as a coauthor.”
So I’ve came with an idea of “Imaginary Erdős Number or Trobaugh Number”. By my definition an Imaginary Erdős Number is a way of describing the “collaborative imaginary distance” between a person and Erdős’s simulacrum as he appears in one’s dream, as measured by authorship of mathematical papers. [2]
To be assigned an Imaginary Erdős number, an author must co-write a mathematical paper with an author with a finite imaginary Erdős number. Paul Erdős having 0+i0 imaginary Erdős number, and author having written a paper with Paul Erdős’s dream image has 0+1i Imaginary Erdős number. A person co-authoring a paper with dream image of a person having an Imaginary Erdős number 0+ni, has an Imaginary Erdős number 0 + (n+1)i. The co-author with the Imaginary Erdős number can be alive or deceased. People being out of the chain has an Imaginary Erdős number of 0+∞i
[1]http://en.wikipedia.org/wiki/Paul_Erd%C5%91s
[2]http://en.wikipedia.org/wiki/Erdos_number
[3]http://xkcd.com/599/
[4]http://www.danah.org/
[5]http://www.zephoria.org/thoughts/archives/2009/06/21/xkcd_meets_real.html
[6]http://research.microsoft.com/en-us/um/people/cohn/
Hiç Shibumi yi okudunuz mu?
Okumadıysanız okumanızı öneririm. Shibumi, Travenian’ın çok satan bir ajan romanı.
Travenian kitabın başına şöyle bir not düşmüştür:
“Kishikawa, Otake, de Lhandes, Le Cagot olarak görülen adamların hatıralarına.
Kitapta geçen diğer tüm karakterler ve kurumlar gerçekte herhangi bir temelden yoksundur. Ancak bazıları bunun farkına varamamıştır..”
Travenian, Shibumi’de Amerikan merkezi istihbarat biriminin de üzerinde olan bir “Ana Şirketten” bahseder. “Ana Şirket”, merkezi istihbarat biriminin bazı operasyonlarının petrol şirketlerinin yoluna taş koymaya başlaması üzerine kurulmuş ve bir gecede merkezi istihbarat biriminin kontrolünü ele almıştır. İşte bu Ana Şirket’in Fat Boy isimli ve çok karmaşık bir bilgisayar sistemi ya da veritabanı bulunur. “Ana Şirket” yüksek istihbarat çalışmaları ve ileri düzey izleme – takip sistemleri sayesinde bu veritabanına o kadar çok bilgi yüklemiştir ki, kimin ne zaman, nerede, ne yediğine kadar bilgiler bu veritabanını şişirmiştir. Bu yüzden Travenian, “Fat Boy’a bilgi yüklemek çok teknik, ama ondan istenen bilgiye ulaşmak çok sanatsaldır” nitelemesini yapar.
“Bugün bir Fat Boy’umuz var mı?” sorusunu düşünüyorum.
Çok acıklı bir durum olsa da bir ‘Fat Boy’umuz değil, birden çok Fat Boy’umuz olduğunu görüyorum. Her köşe başınında ayrı bir “Ana Şirket” oluşmuş durumda.
Hatta ana şirketler bilgilerimizi, bizden habersiz ve gönlümüz olmadan, yarı haberli ve yarı gönlümüz olarak veya doğrudan rızamızla topluyorlar.
Örnek vermek gerekirse,
o Habersiz – Gönülsüz bilgi toplamalarına;
kapalı devre kamera sistemleri, bina giriş çıkış kayıtlarını,
o Yarı haberli yarı gönüllü bilgi toplamalarına;
cep telefonu görüşme ve gps kayıtlarını, alışveriş merkezi kartlarını, kredi kartlarını,
o Ve en kötüsü gönül rızası ile verdiğimiz istihbaratlara;
Facebook, Twitter, Google.. işlemlerimizi ve mesajlarımızı
gösterebilirim.
Hiç markette alışveriş ederken, “Hettürübüt kartınız var mı?” dediklerinde ne yaptıklarını düşündünüz mü? Ya da cebinizde taşıdığınız “Uluslar Arası Tekil Kişisel Tanımlama Numaranızı”? Facebook’da eğlenirken, sizin hakkınızda ne tür bilgiler toplandığını?
Kişisel olarak en büyük “Ana Şirket” riski olarak Facebook’u görüyorum. Her gün, tüm ilişkilerinizi, arkadaşlarınızı, sizi tanımlayan bilgileri gönüllü olarak buraya aktarıyorsunuz. Hem de Facebook’un karakutu politikasını yani “Giren bilgi, çıkamaz. Hiç bir bilgi silinmez” mottosunu bile bile.
Burada saklanan bilgilerin ciddi bir bilgi çöplüğü olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Ancak her “Fat Boy”u bir virtüöz edasıyla kullanabilecek “İlk Asistan” muhakkak bulunacaktır. Facebook’un sahip olduğu mühendis ordusunun böyle bir bilgi toplama alt yapısı kuramayacağını iddia edebilir miyiz? Ayrıca Facebook’un para kazanamadığı halde, milyarlarca dolar yatırım topladığını biliyoruz. Bu yatırımcıların veri satın aldıklarını düşünmemiz çok mu gerçek dışı olur?
Tabii “saklayacak bişeyim yok ki” diyerek bunları umursamıyor olabilirsiniz. Ancak bu gün umursamadığınız bir bilginin yarın umursamak zorunda olabileceğiniz bir bilgi olmayacağını bilemezsiniz.
Örneğin, Henüz ayrıntıları netleşmemiş olan ve halen daha sürmekte olan İstanbul’un göbeğindeki polis – terörist çatışması soruşturmasında Vatan Gazetesi yayın yönetmeni Aylin Duruoğlu, -3 haftadır bilindiği kadarıyla – Terörist Orhan Yılmazkaya ile, yıllar önce sınıf arkadaşı olduğu, ve Yılmazkaya kendisini gazetede 2 kez ziyaret ettiği için terörist olmakla suçlanıyor ve şu an hapiste. (Not: Burada kimse hakkında bir karara varmaya çalışmıyorum.)
Örneğin bu satırları yazıyorum diye yarın bir mahkeme kararıyla Yalazi.org’a erişimin engelleneceği şüphesini duyuyor olabilir misiniz? Ben bazen şüphe ediyorum doğrusu.
Büyük kardeşeler veya “Şişko”lar (Fat Boy’un Çevirisi olarak kullanılmıştı.) hakkında siz neler düşünüyorsunuz?
http://www.hepsiburada.com/sibumi/productDetails.aspx?categoryid=1501716&productid=ke17
http://www.scribd.com/doc/12905667/trevanianshibumi (bunu yasal olduğu konusunda şüphelerim bulunuyor..)
http://ooofoffline.blogspot.com/2006/09/filozoflar-go-oynar.html – Cumhuriyet Bilim Teknoloji – Ooof Off Line Köşesi – 04 08 2006 – Tanol Türkoğlu’nun Bloğundan
Suppose that we have created a computer, or a computing cluster and simulate our reality as accurate as we can. If we select a time point in our reality (Ro – RealityOrigin) and start the simulation with that time point as an simulation origin (So – SimulationOrigin), for any “n” time point, would (So + n) and (Ro + n) be equal? If it is not equal and deviates from Ro + n , is it possible to derive a deviation function fd(n), where Ro + n = (So + n) + fd(n)?
Suppose we have derived a fd(n) deviation function, how would playing on simulation running velocity – Vs, effect fd(n)? Say velocity differential, dVs effect on fd(n) is calculated with g(fd(n), dVs), is it possible to predict Ro + n1 with a calculated g(fd(n1),dVs)?
