Geçen Yıl 24 Temmuz’da Türkiye’de (Osmanlı’dan gelen) sansürün kaldırılışının 100.Yılı kutlandı. 1908 Yılının 24 Temmuz’unda Osmanlı’daki “Basın Ön Denetimi” kaldırılmıştı. Ancak o günden bugüne çok şey değişmedi.
O zamanın gazetelerden sütün boşaltan düşünce tarzı bügünlerde de, internet sitelerinden sütün boşaltıyor. Hatta daha da ilerisi var, site yani gazete kapatıyorlar. Gerçi kapatma da denemez ya “Erişimin Engellenmesi” adı altında cezayı yapana değil (suç var demek istemiyorum, düşünce tarzı bu şekilde adlandırıyor.) hizmetle buluşmak isteyenlere kesiyorlar.
- Sen bu siteye gidemezsin!.
- Nasıl yani?
- İçeride yasaklanmış içerik var binaya giremezsin!
Düşünsenize Abdülhamit’in bile sansür ile, jurnal ile, ajanlar ile yaptıkları bu noktada değilmiş. (arada bir örüntü farkettiniz mi?) Gazete hazırlanır, yayınlanmasında tehlike görülen kısımlar işaretlenir basıma sadece bu içeriklerin gitmesi engellenirmiş. Yani ne gazete binasına giriş çıkış yasaklanır, ne de gazete içeriğinin diğer kısımlarına karışılırmış.
İşin çığırından çıktığının farkında değiliz aslında. Sadece bir kaç avukat ve bir başvuru ile herhangi bir içerik yüzünden, içeriğe normal şartlarda nasıl ulaşacağını bilmeyen hakimlerle yapılan “Erişim Engellemeleri” yetmiyor. Aynı zamanda “jurnal” ile yasa ile belirlenmiş sınırlar gözetilmeksizin “re’sen” engellemeler yapılabiliyor.
Daha önce yazdım. Bunları TIB kendisi hazırladığı raporlar ile doğruluyor.
O günlerden bugüne pek bişey değişmemiş, artık sitelerde blok blok boşluklar görüyoruz.. Gömülü videolar kayıp. Ya da video sunanlara yollar kesilmiş. Hatta bilimsel teori aktivistlerine giden yollar da kesilmiş durumda. Gazetelere giden yolların da kesildiği de unutmuyorum.
İşin daha da kötüsü bunları o kadar kanıksadık ki,artık şu şekilde sohbetler ediyoruz.
- Gönderdiğin sitedeki video’yu çalıştıramadım. Sorun var galiba bilgisayarda.
- Ne sorunu?
- Sorun yokmuş yutupmuş..
- Ben de bişey sandım.
Buradan INETD’ye, LKD’ye, TBD’ye, iletişim ile ilgili derneklere açık bir isteğimi ileteyim,
Bu güne kadar yapılmış olan yanlışları basın açıklamaları ile dile getirdiniz ve bir noktaya gelemedik. Artık daha farklı ve yanlışları iyice ortaya çıkaran eylemler yapılmalı. Yazıların, basın açıklamalarının okunmadığı, göz önünde bulundurulmadığı hatta yok sayıldığı ortada. Gelin bu işi bir adım öteye taşıyalım, öncelikle bir eylem planı yapmak üzere toplanılsın. Ardından yapılacak eylemler belirlensin ve uygulansın. Boşa yazılan kelimeler yeter..
(Not: Bu tamamen kişisel görüşümdür. Kimseyi, hiç bir kuruluşu, örgütü, derneği, şirketi bağlamaz. )
1. Yorum , enki
4/Nis/2009 , 7:58 pm
sevgili onur bence herkes çalışıyor.Yakında sesleri de duyarsın, ilan edilmeden .Peki sen ne yaptın ?
Nasılsa özgür yazılım kullanıyorum benim derdim değil mi dedin.Günlük yasahh binaya giriş sayısın en az 800 bin.Umarım internetin doğum gününde bu utanç ortadan kalkar ve yasahh binaya giriş azalmaz. yasaklar cazip nedense.başdanbakanımız bile oyle….
inetd sanırım duyuru yapacaktır.
2. Yorum , Onur Yalazı
4/Nis/2009 , 11:55 pm
Sesimi duyurmaya çalıştım bakın:
04/04/2009
http://www.yalazi.org/index.php/archives/2009/04/04/binaya-girmek-yassah/
11/12/2008: http://www.yalazi.org/index.php/archives/2008/12/04/sinirli-bir-baglanti-uzerinde-miyiz/
12/28/2007:
http://www.yalazi.org/index.php/archives/2007/12/28/2008-ile-ilgili-webrazzi-analizi-ve-onemli-bir-yorum/
Evet her sene bir yazı gayet düşük. Daha fazla yapmak isterim bu yüzden de yapılabilecek eylemlerde en önde yer almak isterim. Sadece bir şemsiye lazım. Türkiye’de Nasreddin hoca ve fil hikayesi içinde kalmak çok kolay.
INETD bu konuda bişeyler yapıyorsa, bir duyuru yapacaksa ne mutlu. Ancak yine ses kendinden kısık bbasın duyuruları ile bir noktaya varılabileceğini hiç zannetmiyorum.
3. Yorum , barış atasoy
25/May/2009 , 1:58 pm
captchada bir problem var, yazdığım neredeyse 1 sayfalık yorum uçtu gitti:(
Maalesef Internet’e içerik sağlayan kesimin, özellikle Türkiye’de, pek de fazla entelektüel birikime sahip olduğunu söylemek mümkün değil. 100 blogdan 95′ini yazanlar, sansürün Türkiye’ye Youtube yasağı ile girdiğini ve sorunun DNS değiştirerek edebiyen çözüldüğünü sananlar.
Yine “maalesef”, Türkçe içerik, bilgisayar başında oturup,bundan beslenerek entelektüel olabilecek insanlar yetiştirme potansiyelinden yoksun. İçeriğin son derece küçük bir kısmı dışında, tamamına yakını çöp.
Ve Internet, yine “maalesef”, insanları biraraya getiren bir platform olamadı ve toplu bir uyanış olmazsa, olamayacak. Bu konuda bir tartışma başlatmaya çalışıyorum ama sizin gibi birkaç kişinin haricinde pek de katılmaya yanaşan yok.