Şimdi televizyonda banttan yayında Siyaset Meydanı – Din-Bilim ve Darwin tartışması sürüyor.
Şu ana kadar ki öğrenim yaşamımda ve düşün yapımda bilimin temelinde “şüphe” yattığını öğrenip, bildim. Bü yüzden “İlahiyat Bilimi” olarak değerlendirilen disiplini bilim olarak değerlendiremiyorum. Bir kitabı alıp, tarihini inceleyip, içerisinde bahsedilen insanların sosyal yaşamlarını inceleyip, içinde yazanları “şüphe etmeden” kabul eden bir anlayışa nasıl bilim denebilir? Veya “burada yazan doğrudur, ne kadar çalışırsanız çalışın, içinde yazanları doğrulayacaksınız” anlayışını içeren bir bilim kabul edilebilir mi?
1. Yorum , naber birader?
20/Mar/2009 , 3:32 pm
Bu kabul etme,edilme ettirme meselesi bilimi kimin icat ettiği, bilimi kimin sahiplendiği,bilimi nasıl tanımladığına göre değişir.
Siz hangi bilimden bahsediyordunuz?
2. Yorum , Ahmet AKMAZ
20/Mar/2009 , 5:11 pm
Onur Bey, “Bilimsel Şüphecilik ve İlahiyat” başlıklı yazınızda “Bir kitabı alıp, tarihini inceleyip, içerisinde bahsedilen insanların sosyal yaşamlarını inceleyip, içinde yazanları “şüphe etmeden” kabul eden bir anlayışa nasıl bilim denebilir? Veya “burada yazan doğrudur, ne kadar çalışırsanız çalışın, içinde yazanları doğrulayacaksınız” anlayışını içeren bir bilim kabul edilebilir mi?” diye yazmışınız.
Bu yazıdan hangi kitaptan bahsettiğiniz açıkça anlaşılmıyor; ancak Türkçe yazdığınıza bağlı olarak bu kitabı ben, Kur’an-ı Kerim olarak algıladım. Eğer yanlış anlamadı isem siz, bu düşünceleri ortaya koymadan önce Kur’an-ı Kerim’i okumuş olsaydınız eminim ki bu şekilde peşin hükümle yazdığınız bu yazıyı yazmayacaktınız. Ayrıca şunu da ifade edeyim ki sizin şüphe olarak ifade ettiğiniz anlayış daima teoridedir; gerçek hayatta bütün insanlar şüphe ile değil kesin kanaatlerle yaşarlar. Sizin yazınızda sizin de peşin hükümle hareket etmiş olduğunuz gibi… Sevgi ve selamlarımla…
Dr. Ahmet AKMAZ
Antalya Mustafa Ayten Aydın Lisesi
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni
3. Yorum , Onur Yalazı
20/Mar/2009 , 5:54 pm
Ahmet AKMAZ yazmış:
> Onur Bey, “Bilimsel Şüphecilik ve İlahiyat” başlıklı yazınızda “Bir kitabı alıp, tarihini inceleyip, içerisinde bahsedilen insanların sosyal yaşamlarını inceleyip, içinde yazanları “şüphe etmeden” kabul eden bir anlayışa nasıl bilim denebilir? Veya “burada yazan doğrudur, ne kadar çalışırsanız çalışın, içinde yazanları doğrulayacaksınız” anlayışını içeren bir bilim kabul edilebilir mi?” diye yazmışınız.
>
> Bu yazıdan hangi kitaptan bahsettiğiniz açıkça anlaşılmıyor; ancak Türkçe yazdığınıza bağlı olarak bu kitabı ben, Kur’an-ı Kerim olarak algıladım.
Bu şekilde anlayabilirsiniz. Ancak ben herhangi bir kutsal kitabı tartışmaya çalışmadım. Buraya Tevrat’ı da, İncil’i de başka bir din kitabınıda ele alan bir ilahiyat bilimi koyabilirsiniz. Benim tartışmaya açtığım şey “İlahiyat Bilimi”dir. Hatta “İlahiyat bilimini belli bir şekilde yapmaya çalışan” bakış açısıdır. İlahiyat Bilimi ile uğraşan her bilim adamını aynı kefeye koyacak ne yeterli bilgiye ne de yeterli istatistiğe sahibim.
> Eğer yanlış anlamadı isem siz, bu düşünceleri ortaya koymadan önce Kur’an-ı Kerim’i okumuş olsaydınız eminim ki bu şekilde peşin hükümle yazdığınız bu yazıyı yazmayacaktınız.
Evet Kuran’ı Kerim’i veya başka bir dini kitabı okumadım. Ancak onları okumam, herhangi bir kitapta yazanı “doğa kanunu” kabul ederek, bilim yapılmasını yanlış bulmamı değiştirmez.
> Ayrıca şunu da ifade edeyim ki sizin şüphe olarak ifade ettiğiniz anlayış daima teoridedir; gerçek hayatta bütün insanlar şüphe ile değil kesin kanaatlerle yaşarlar. Sizin yazınızda sizin de peşin hükümle hareket etmiş olduğunuz gibi… Sevgi ve selamlarımla…
Tekrar ediyorum ben hayat biçiminden bahsetmiyorum. “Bilim – İlim” ya da ne derseniz deyin insanların öğrenme ihtiyacını karşılamaya çalışan etkinlikten bahsediyorum.
4. Yorum , gilan
21/Mar/2009 , 12:39 am
Allah sizi hidayete eren kullarından eylesin. Kuran-ı Kerim’i okuyup doğru olarak anlamayı nasip etsin.
Ömür, çelişkilerle geçirilecek kadar uzun değil…
5. Yorum , Onur Yalazı
21/Mar/2009 , 12:49 am
@gilan cevap vererek gereksiz bir tartışma yönelmek istemiyorum. Tekrar ediyorum ben herhangi bir dini, inancı, düşünceyi tartışmaya açmadım. Sadece bilim ile ilgili bir tartışma var burada.
6. Yorum , okanakyuz
21/Mar/2009 , 1:32 pm
Onur bey kesinlikle size katılıyorum. Mesela matamatikte aksiyomlar vardır örneğin 1 noktadan sonsuz kadar doğru geçer bir aksiyomdur ve ispatlanabilir. Bilimsel metolojiyi bilmeyenler için ne dediğim anlaşılmaz ve sonsuz doğru geçtiği ispatlanamaz ama bilim bilen biri bu aksiyomu doğruyabilir (aksiyom ispatlanır yeri gelince ama önce kabul edilir.)
Dini bakış açısı ise söyledir. Tanrı vardır o iyidir cennet cehennem vardır vs. Eğer ilahiyatbir bilimse tanrı vardır aksiyomunu izah edebilmelidir. (tanrının varlığını değil ilahiyatın bilim olup olmadığını sorguluyorsak) aksiyom tanrının varlığı ispatlansa dahi onun iyi olduğu ve cennetin varlığı ispatlanamaz.
Felsefe bilimmidir diye felsefecilere sorarsanız size bilim değildir der (%99) aynı şekilde ilahiyatta bilim değildir. İnanan kişi için tanrının varlığı sorgulanamaz olabilir ama bilim derseniz ilahiyata o taktirde tanrı varlığını ispata gidersiniz. Gelin ilahiyata bilim değil ilahi metinleri inceleme metodu bütünlükleri diyelim.
7. Yorum , krupskaya
23/Mar/2009 , 6:08 pm
@okanakyuz: matematikte, aksiyom, kaniti olmadan kabul edilen onerme demektir. bu yuzden bir aksiyomun ispat edilmesi gibi bir sey tanim geregi anlamsizdir.
8. Yorum , Savaş Yaşar
24/Mar/2009 , 10:36 pm
Yanlış anlamıyorumsam “ilahiyat bilimi” olarak tanımlanan olguyu ya da disiplini (burada bağlam vermemişsiniz, ülke, zaman, özne, nesne vb vermemişsiniz) bilim olarak kabul edilip edilmeyeceğini sormuşsunuz. En doğal hakkınız, bence x bilimi bir bilim midir? diyebilirsiniz. İletişmek adına altını çizmek lazım:
Bilim: bilimsel bilgi birikimi ya da yığını
Bilimsel bilgi: Bilimsel yöntemlerle elde edilen bilgi
Bilimsel yöntemler: ölçme, biçme, öznel ve nesnel değerlendirmeler yoluyla elde edilen verilerin hipotez, teori, kuram ve kural vb aşamaları geçtikten sonraki halidir.
İlahiyat Bilimi İslam
İlahiyat Bilimi Hristiyanlık
İlahiyat Bilimi Budizm vb örneklerinden hareketle İlahiyat bilimi dinleri, inançları, insanları, dinin sosyal hayata etkileri vb içeren bir sosyal bilimdir. Size göre bu insanlar, bu kabile neye inanıyor, neden inanıyor, zamanla nelere inanmışlar, inançlarının özellikleri neler vb sorular bilimsel merak (siz şüphe demişsiniz ama bilimin kaynağının daha çok merak olduğunu düşünürüm) oluşturmazlar mı? İlahiyat bilimi diğer sosyal bilimlerle bağı olan dinlerin özelliklerini inceleyen, öznel baktığınızda bütün dinlere eşit yaklaşan ve hepsini inceleyen bir bilimdir. Kavramlarla ilgili karışıklıklar olmuş olabilir. İlahiyat bilimi ile uğraşan insanlar Allah’ın bir olduğunu, ezelinin, ebedinin olmadığını ya da tam tersini bilimsel yöntemlerle kanıtlamaya çalışmazlar. Neyse sizce “ilahiyat biliminin” bilim olup olmadığı sorgulanabilir. Herhangi birisi bilimsel yöntemlerle Yahudilik hakkında veriler toplayıp bilimsel yöntemlerle bunları derleyip sunduğu zaman buna ne diyeceğiz? Eğer bilimsel bilgi dersek bu bilgilerin bir araya gelmesiyle oluşan birikime de “ilahiyat bilimi” ya da sizin belirleyeceğiniz başka bir ad verebiliriz.
9. Yorum , Onur Yalazı
24/Mar/2009 , 11:23 pm
@savaş yaşar: Kelimelerin tanımları için teşekkür ederim. Daha önce Ahmet Akmaz’a verdiğim cevaptan bir alıntı yapmak istiyorum:
>> Benim tartışmaya açtığım şey “İlahiyat Bilimi”dir. Hatta
>> “İlahiyat bilimini belli bir şekilde yapmaya çalışan” bakış
>> açısıdır. İlahiyat Bilimi ile uğraşan her bilim adamını aynı
>> kefeye koyacak ne yeterli bilgiye ne de yeterli istatistiğe
>> sahibim.
Yani sizin burada anlatmaya çalıştığınız gibi bilimsel yöntemlere bağlı olarak yapılacak ilahiyat bilimine bir şey söylemem mümkün değil. Ancak “bir kitapta yazanlar doğrudur onları araştırmamıza, yazanlardan şüphe etmemize, doğruluğunu merak etmemize gerek yoktur.” düşüncesini temel alarak bilim olamayacağını düşünüyorum. Burada özne olarak bir din kitabını, bir bilimsel makale kitabını, bir romanı da kullanabiliriz.
Merak konusunda size katılmamam mümkün değil. Daha fazla bilmek için önce merak etmek gerekir. Ancak burada kastetiğim bilimsel yöntemlerden biri olarak “Şüphe” yani “Skeptizm”.
>> Herhangi birisi bilimsel yöntemlerle Yahudilik hakkında
>> veriler toplayıp bilimsel yöntemlerle bunları derleyip
>> sunduğu zaman buna ne diyeceğiz?
Buradan varmaya çalıştığınız noktayı doğrusu anlamadım. yahudilik veya budizm veya taşa toprağa tapmak olsun hiç farketmez. bilimsel yöntemlerle yapılan çalışmalara kim hayır diyebilir?
10. Yorum , Savaş Yaşar
24/Mar/2009 , 11:45 pm
İlahiyat bilimini bilim dalı çizgisinde değil kanaat ya da din önderi şeklinde icra etmeye çalışan kişilerden dolayı ilahiyat bilimini değil de kişileri sorgulamalısınız. “Şu ana kadar ki öğrenim yaşamımda ve düşün yapımda bilimin temelinde “şüphe” yattığını öğrenip, bildim. Bü yüzden “İlahiyat Bilimi” olarak değerlendirilen disiplini bilim olarak değerlendiremiyorum.” cümleniz yazınızın anafikri sonraki cümleleriniz de anafikri destekleyen örnek gibi sunulmuş. Neticede -yanlış icra edenlerden dolayı “ilahiyat bilimini” bilim olarak değerlendirmiyorum- düşüncenize katılmıyorum.
11. Yorum , LW
29/May/2009 , 12:46 am
@okanakyuz: matematikte, aksiyom, kaniti olmadan kabul edilen onerme demektir. bu yuzden bir aksiyomun ispat edilmesi gibi bir sey tanim geregi anlamsizdir.