İntihal mi rastlantı mı?

Kısa süre önce www.arxiv.org‘dan bir çok makalenin intihal sebebiyle kaldırılışını hatırlıyor musunuz? Çoğu da Türk akademisyenlerin çalışmaları idi. O günlerde gelen yorumların bir kısmı “Ancak Türkler böyle bişey yapar zaten!” kıvamındaydı. [1]

Böyle bir durum ortaya çıkınca bazı araştırmacılar konunun peşine düşmüşler. Çok ciddi bir araştırma yaparak bazı akademik veritabanları üzerinde yayınlanmış makalelerin durumlarını, önce otomatik olarak sonra da sonuçlar içinde manuel karşılaştırma yaparak incelemişler. Sonuçların pek çarpıcı olduğunu görüyoruz. [2] Sonuçları Déjà vu ismini verdikleri bir veritabanında [3] sunuyorlar.

Dejavu Medline İstatistik
Yandaki grafik en çok “çifte” makale vakası yakalanan ülkelerin grafiği. Sonuçlar % cinsinden veriliyor ve mavi çubuklar ülkenin Medline veritabanında sunduğu makale miktarını, kırmızı çubuklarda “çifte” makale oranını gösteriyor. Yalnız unutulmaması gereken bir nokta sonuçlarda buluna vakalar “intihal” demek değil. Hatta “extrapolasyon” değerlerine dayanıyor. İntihal olarak değerlendirilmeme sebebi bahsi geçen makalelerin akademik bir çalışma ile derinlemesine incelenmemiş olması.

Buradan, arxiv.org dan ortaya çıkan ve ispatlanmış intihalleri hoş görmeye çalıştığım filan sanılmasın. Böyle bir ahlaksızlık kabul edilemez. Ancak ne yazık ki dünyada da bu tür vakalar var. İnsanoğlu hangi coğrafyada bulunursa bulunsun aynı insanoğlu.

[1] http://www.fazlamesai.net/index.php?a=article&sid=4697
[2] http://www.nature.com/nature/journal/v451/n7177/full/451397a.html
[3] http://discovery.swmed.edu/dejavu/


Etiketler: , , , , , , , ,

5 Responses to “İntihal mi rastlantı mı?”

  1. Yurtdışı Eğitim Says:

    araştırma için teşekkürler

  2. Ahmet Özerdem Says:

    Vallahi, o sıralarda yapılan yorumlardan çok söz konusu arşivden atılanların doğru hatırlıyorsam tamamının türk olması dikkat çekiciydi. Hatta mesele intihal meselesinden çok, bir tek bu ülkede olabilecek şekilde bu suçlamayla karşı karşıya kalanların bir akademik cezaya çarptırılmalarına dair adım atılmasının aylar sürmesiydi.

    tartışmaya ilişkin bu kadar çok şeyden seçip, beğenip “bir tek türkler bunu yapar” dendi, ama bakınız elalem de çalıyor dedikten sonra “bunu hoşgördüğüm sanılmasın ama…” diye eklemek zorunda kalmak anlaşılır bir durum tabii… mesele hoşgörmek değil, anlam aramak. hırsız hırsızdır, maalesef türk akademisyenleri arasında hırsızlık yaygındır. bunu fransa ya da brezilyaya kıyasla sölyemiyorum. tanıdığım üniversite ortamlarına bakarak ve bu ülkeden adam gibi akademik yayın çıkmadığını, araştırma yapmaktansa memuriyet yapanlara tanık olmaktan söylüyorum. keşke böyle olmasa

  3. odtülü Says:

    Doğru, bütün coğrafyalarda insan aynı insan ancak bazı coğrafyalarda yakalananlar acilen hakettikleri cezaları alıyorlar. Bizim coğrafyada ise ODTU lü iki öğrencinin dışında ceza alan olmadı. Olsa duyulurdu. Yani bizim coğrafyada “aşırma” yada “intihal” ayıp sayılmıyor. Nature yazısı da bunu vurguluyordu. Zaman doğruluğunu ıspatladı.

  4. Merve Says:

    Evet haklısınız ne demeli bilmiyorumki.Çalışma iyi ama.

  5. odtülü Says:

    Nature yazısının bir cümlesine takılıp kalan aydınlar(!), her alanı talan edilen bir ülke, örtbas edilen yolsuzluklar ve unutulan en büyük bilim hırsızlığı…Bir yıldır biz çok daha kötü bir noktaya gelirken yurt dışındaki dergiler derslerine çalışıp çok sıkı önlemler aldılar. Önümüzdeki yıllarda dünyadaki yayın sıralamasındaki yerimiz pek iyi olmayacak.

Leave a Reply