Kısa süre önce Radikal Gazetesi televizyonlarda bir reklam kampanyası başlattı. “Orijinal Demokrasi” adındaki bu reklamı muhakkak bir şekilde görmüşsünüzdür. Bir çok kişinin çok beğendiği bir reklam ancak nedense benim hiç hoşuma gitmeyen bir reklam. Öncelikle, demokrasi nedir o konuyu tartışmak gerekiyor. Demokrasi kelimesine, insanları kandırmak için, kelimenin taşıyamayacağı ağırlıkta anlamlar yüklenmeye çalışıyor.
Demokrasi, insanların kendi kendini yönetmesini ve bunu da çoğunluğun fikrinin uygulanmasını prensibi ile uygulamaya geçiren bir yönetim biçimi. Vikipedya’ya bakarsanız
Demokrasi(el erki), tüm üye yada yurttaşların, düzenleme veya ülke politikasını biçimlendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetimdir.
Herkesin düzenleme için eşit hakkı varsa, çoğunluğun istediği olur prensibi ile işler.
Bu şartlarda, örneğin, çoğunluğun tek bir dilin yasal geri kalanının yasa dışı olmasını istediği bir topluma, sırf çoğunluğun fikrini kabul etti yani demokratik davrandı diye anti demokrat denemez. Tamamen demokrasinin gereğini yapan bir yönetim göze çarpar. Bu yüzden aslında demokrasi kelimesine içermediği anlamları yükleyen ve bazı kendi prensiplerini kabul etmeyen topluluklara “orjinal olmayan demokrasi” yaftası yakıştıran bu reklam bir kandırmacadır. Bazı prensipleri birbirine karıştırarak akılların karışmasına neden oluyor.
Ayrıca beğenmediğim diğer bir yanı tamamen emperyalist ve katı kapitalist prensipler üzerine kurulmuş olması. “Demokrasi fikrini” satılacak bir mal kademesine indirerek demokrasiye de hakaret ediliyor. Tabii kültürel anlamda getirdiği olumsuzluklar da ayrı bir konu. Örneğin reklam içinde, yasal olmayan bir biçinde, örtülü bir kişi üniversite içinde resmedilmiş olarak görülüyor.
En çarpıcı noktalardan biri de, reklamda dile getirilen, “Taraf olmaya zorlanmak demokrasinin temel prensibidir. Taraf olmazsanız, demokratik yönetimlerde temsil etmez veya edilmezsiniz. (Farklı biçimlerdeki demokrasileri göz önüne almak gerek. örneğin: temsili ya da doğrudan demokrasi.) Demokrasi açısından uygulamaların, düşüncelerin, yasaların, insanların taraftarısınızdır veya taraftarı değilsinizdir. Taraftar olmamak da taraf olmaktır - “diğer tarafta olmak”. Demokrasinin kendi içinde zorunda tuttuğu “taraf olmaya zorlanmak” fikrini içermeyen bir “Orijinal demokrasi” nasıl oluyor acaba
Bu taraf olmamaya en güzel örnek 2002 yılında sandık başına gitmeyen 10 milyonu aşkın seçmendir. Hangi tarafta olduklarından bağımsız olarak, doğrudan temsil edilmeyen taraf haline gelmiş bulunuyorlar.
Bu reklama şakşakçılık yapmadan önce biraz düşünmek gerekiyor.
Etiketler: Havadan Sudan

