Norveç’te Linpro isimli Linux Firması, Microsoft’un okullar ile yaptığı, “bilgisayar başına” lisans anlaşmasından vazgeçmesini, böylece üzerinde Windows olmayan ama “sayı olarak Microsoft tarafından lisanslanan”, Linux ve MacOSX bilgisayarlar için lisans ücreti almamasını sağladı.
Bu konuyu iyi değerlendiremeyenler olabilir. Burada Microsoft ile Bölge Belediye/Valilik gibi devlet kuruluşları arasında yapılan ve okulları kapsayan bir anlaşmadan söz ediyoruz. Bu antlaşmaya göre, MS okullardan sahip oldukları bilgisayar sayısına göre lisans ücreti alıyor. Yani okulda yarı yarıya Microsoft ve Apple ürünü olsa bile, Microsoft’a tüm donanımlar Microsoft yazılımı çalıştırıyormuşcasına ödeme yapılıyor. Bu anlaşmanın içerdiği rekabete aykırılık zaten ortada. Ancak ben konuyu, yasal mercilere taşıyanlardan bahsetmek istiyorum. Burada konuyu yasal mercilere aktaran, asıl rekabet konusunda zarar alan, yani Bir Linux firması, Linpro, bir dernek değil. Yerlerini ve konumlarını iyi değerlendirdiklerini ve ona göre çalışma yaptıklarını düşünüyorum. Bu konuyu - tamamen - bir derneğin sırtına yükleyip, yol alınamaması durumunda derneği suçlayanların konumlarını daha iyi değerlendirmesi gerektiğini, bu tür konulara ekonomik ve kurumsal ağırlıklarını da ortaya koyarak, Dernek ile birlikte veya dernek bağımsız hareket etmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Anlattıklarımdan, bu tür konuların derneğin görevleri arasında olmadığını söylemeye çalıştığımı düşünenler olabilir. Ancak anlatmaya çalıştığım bu değil. Bu tür konular ne kadar derneğin görevi ise, bir o kadar da bu Linux ile çalışan firmaların da görevi. Birlikte çalışmak, gerekli olan maddi, manevi ve zamansal kaynakları ortak ortaya çıkartarak, bazı şeylerin daha kolay başarılabileceğini düşünüyorum.
Derneğin tek başına başaramadıklarını derneğin suçu saymak tabii ki daha kolay.
http://linux.slashdot.org/article.pl?sid=07/06/16/2330251&from=rss