Arşiv:

Haziran 11th, 2007

...

Diz üstü kullanmak ve sağlık üzerine

yorum yok

Biraz önce reddit.com a zaman geçirmek için göz atarken diz üstü kullanımı ve sağlık ile ilgili ve pek de iç açıcı biçimde kaleme alınmamış olan bu günlük ile karşılaştım. Bu yazıyı kaleme alan Zoli Erdos tüm yazısını Harvard Üniversitesi Sağlık Hizmetleri, Tekrarlanan Baskı Hasarı[1] ve dizüstü[2] kullanım ergonomisi ile ilgili bilgilendirme sayfasına istinaden[3] yazmış.

Aslında dizüstü kullanmamın oluşturduğu ergonomik sorunların, sağlık sorunlarımın en basiti olma olasılığı çok yüksek :) Beni tanıyanlar, nasıl bir penguen olduğumu zaten biliyor. Bilmeyenler için de “hayli şişko bir penguen” diye özetleyeyim.

Tabii yine de bu yazıları okurken ve bu satırları yazarken Uzay Üssü’mü (dizüstü bilgisayarımın adı) kullandığım dikkate aldığım için kendimi şöyle bir yokladım. Ben dizüstümü nasıl kullanıyorum?

Öncelikle normal bir masa üzerinde kullanmayı tercih ediyorum. Bunun yanında sitede bahsedilen tüm sorunlardan muzdarip olma olasılığım olduğu da ortada. Ancak bunlar yetmezmiş gibi – Uzay Üssü’nü daha önce anlattığımda görenler bilir, sadece 14″lik küçük bir makine olduğu için – dirseklerimi dışa doğru bükerek çalışıyorum. Bu yüzden pazılarımda ayrı bir darbe oluşabiliyor. Ancak bu şekildeki dışa bükük çalışma biçiminin RSI konusunda bir önlem olduğunu düşünüyorum (Bu tamamen kişisel bir düşüncedir. Hiçbir tıbbi veya bilimsel dayanağı yoktur. Aman dikkat bu deliye uymayın!) Bu düşünceme sebep olan bir kaç dayanağım da var. Öncelikle RSI karşıtı olarak lanse edilen ergonomik klavye tasarımlarının parmakların yaklaşık 30 – 35 derecelik içe dönük yani birbirlerine çapraz yazıma neden olması. Yani dirseklerin dışa bükük olduğu, küçük klavyemin beni zorladığı kullanım biçimine. Bunun yanında bu biçimde kullanım dizüstü üzerindeki dokunma paneli yanındaki boşlukların, destek olarak geniş bir alan olmasına sebep oluyor. Bu şeklide özel olarak kullanılması önerilen bilek desteklerinin yaptığı işe benzer bir işin doğal olarak yapıldığını düşünüyorum. Bunların yanısıra dizüstü üzerinde bileklerimden biraz geride darbe oluşturan kesit, kollarım çapraz olduğu için daha geniş bir alana darbe yapıyor. Bu darbeden alınacak hasarı azaltabilecek bir durum olabilir. Yani daha geniş ve genişliğinden ötürü daha dayanıklı bir kesite darbeler geliyor. (Tekrar yineliyorum bu deliye uymayın, hiç bir tıbbi veya bilimsel dayanağım yok!)

Bilekler ile ilgili olarak atıp tutacaklarım bu kadar. Tabii dahası var. Oturma pozisyonu olarak istemsiz olarak aldığım pozisyon da yeni yeni kabullenilmeye başlanan 135-derecelik ergonomik posizyona benziyor. Bu poziyonu da yavaş yavaş oturduğum koltukta kaykılarak yani kafamı ekran hizasına doğru getirirken, koltukta oturduğum kısmı da küçülterek, belimi ileri doğru götürerek sağlıyorum. Bu poziyonu aldığımda en kötü olan durum bel, sırt ve koltuk arasında oluşan üçgen boşluk yüzünden oluşan desteksizlik oluyor. Bu poziyonun, belge de de anlatıldığı gibi omurgaya binen yükü en aza indirdiği ve omurga doğal şekilini koruduğu görülüyor. (Evet bu kısım biraz bilimsel dayanaklı.) Artık anneniz “Dik otur dediğinde” omurgam izin vermiyor diyebilirsiniz ;) Bu şekilde ekran ve gözler arasında olması gerektiği söylenen dengeye de yaklaşmış oluyorum.

Bu kadar atıp tuttuktan sonra bunlara kafa yormadan önce sağlık ile ilgili başka sorunlarımın olma olasılığının yüksek olduğunu da tekrar kendime hatırlatayım :)

Bu yazıyı buraya kadar okumayı başardıysanız ve zırvalamalarıma dayanabildiyseniz, siz nasıl çalışıyorsunuz? Çalışma ergonominiz nasıl? Yorumlarınızı veya pinglerinizi okumak isterim. (Sanırım bir ara blog-oliklikten bahsetsem iyi olacak. )

[1] Türkçe Özürlüler ve Teknik terim meraklıları için çeviri: RSI – Repetitive Strain Injury bkz: wikipedia
[2] dizüstü : Dizüstü bilgisayar için ad aktarması (benim gibi kendini yaşlı hissedenler mecaz-ı mürsel diyebilir.) sonucu oluşan kelime. bkz: vikipedi: mecaz-ı mürsel
[3] istinaden: dayanarak

Dipnot: Kendimi bildiğim kelimeler vb. dolayısı ile gerçekten yaşlı hissediyorum. Dünden önce yayınlamış olduğum, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, Atatürkçü Düşünce Derneğinin sitesinde günümüz Türkçesi ile çevirisi ile birlikte yayınlanmış. Eğer sizde benim gibi aslını da rahat anlıyorsanız nasıl hissedersiniz?

PostgreSQL Gol Gol Gol!!

1 yorum

Devrim (Gündüz) sitesinde eski bir göçümüzü yazmış.
Tüylerim diken diken oldu o günleri anımsayınca.. Evet yaptık ama sorun bir niye yaptık :)

Şaka bir yana o günlerin etkileri hala üzerimdedir. Oracle’ın tasarımsal ve kısıtsal sorunları yüzünden attığımız taklalar da, aklımın bir köşesinde, tamiri olanaksız bir hasar bırakmadı değil.

Sonuçta PostgreSQL sonucu bir arttırıp maça devam etmişti. Yine bir tane eklemiş galiba..

Temiz Hava, Saf Su, Organik besin

yorum yok

Temiz hava organik besin

Bir şeyler doğru değil galiba,

Havamız temiz, suyumuz saf, yeterli egzersiz yapıyoruz, yediğimiz herşey organik ve geniş bir aralıkta, buna rağmen 30un üzerini gören yok!