Hayatın akışı yavaşladıkça, kanında donmaya başlıyor. Damarların kaskatı kesilip de duruncaya kadar artan ve dinmeyen acı. Karaya çalan acı kan.

Hep donmasını bekliyoruz. Çabaladıkça battığın kumul gibi değil. Yavaş değil, sürünerek, sürterek içinden. Hayat bir ölüm. Başından itibaren aheste gelen bir ölüm. Her an Fırtınadan önceki sessizlik veya Fırtınanın yansıması. Üzülerek değil sevinerek ölümü karşılamak gerek belki Ölüm sonu mu o da belirsiz.

Nefret bir ölümü yaşıyor insanoğlu, uzun sessiz. Ta derinliklerden kopup gelmiş. Rahmi terkederken belirlenmiş bir ölüm. Tanrılardan ışığı çalan Prometheus yalan söylemiştir insanlığa, sonsuzluğa değil bir sona ışık tutmuştur.

Zaman çare sayılır hep. Zaman çareyi değil çaresizliğin eseridir. Neden sever insanoğlu zamanı? Biraz daha acı için çırpınır kafese tıkılmış küçük bir kayalık kuşu gibi? Kaatlarını kırar daha fazla ölüm için? Hayat değil mi ki Doğum ve Ölüm arasında olan?. Ya da hayat değil sadece Ölüm mü var?