Ay başında Yeditepe Üniversitesi‘nin Maltepe Huzur evi sakinleri icin düzenledigi #yeditepetatilde başlıklı etkinliğe katıldım. Etkinlik dediğime bakmayın gayet anlamlı bir tatildi aslında.

Gabriela Olaru ve Zeynep Kulan

Gabriela Olaru ve Zeynep Kulan

Gabriela Olaru ve Zeynep Kulan’in organizasyonunu yaptığı etkinlikte Maltepe Huzurevi sakinlerinin İstek vakfı Şile Doğa Tatilköyü’nde bir hafta sonu geçirme dilekleri gerçekleştirildi. Tabii biz de hem onlarla tanışma hem de güzel bir haftasonu geçirme şansini yakaladık.

Organizasyon için ben ve benim gibi sosyal medya gönüllüleri davet edildi, huzur evi sakinleriyle bir araya gelip onlarla tanışmamız ve hep birlikte güzel vakit geçirmemiz hedeflendi. Ve inanin bu hedef hem bizim açımızdan hem de huzur evi sakinleri açısından başarılmış oldu.

 

Yağmurda Boğaz Köprüsü

Yağmurda Boğaz Köprüsü

Öncelikle haftasonunun yağışlı olması biraz üzüntü yaratmış olsa da, Huzurevinden sakinleri alıp servis ile bir arada Şile’ye yola çıkmamız ile birlikte havanın durumunu önemsemez olduk.

2 servis dolusu “genç” – biz yaşça onlar ruhen – İstanbul’dan Şile’ye goğru, dolu dolu 2 gün geçirmek için yola çıktık. Yolculuk esnasında Huzur evi sakinleri henüz biz yaşlıları aralarına almaya cok gönüllü değillerdi doğrusu. Sanırım üzerlerindeki içe kapanıklığı henüz atamamışlardı. Sakin bir yolculuk yaparak Şileye vardık. Tabii yolculuk esnasinda huzurevinde kalmayi tercih edenlere çokça içerlendiler. “Aman! Koridor bekçileri”

Doğa Tatil Köyü, Göl, Kuğu ve Ördekler

Doğa Tatil Köyü, Göl, Kuğu ve Ördekler

Şile’ye varınca karşımıza surlarla çevrilmiş yem yeşil Doğa Tatil Köyü çıktı. Doğrusu Yeditepe bu işi de çok güzel kıvırıyormuş. Güzel, yemyeşil bir çevre, ördekler ve kuğularla dolu bir gölet, muhteşem villa odalar ve güler yüzlü personel ile karşılandık. Kısa süren giriş işlemlerinden sonra odalara, pardon villalara dağıldık.

Doğa Tatil Köyü’ne girdiklerinden itibaren Huzur evi sakinlerinin gözlerinden okunmaya başlanan mutluluk ve heyacan görmeye değerdi doğrusu. Sonuçta güzel yağışlı bir ilkbahar gününde kapalı odalarda oturmak yerine mis gibi göl ve çayırların arasında biz gençlerle zaman geçireceklerdi. Bu mutluluk haksız değildi tabii ki :)

Dans Ediliyor

Dans Ediliyor

Biraz odalarda dinlendikten sonra öğle yemeği için Doğa Tatil Köyü’nün yemek salonuna geçtik. Doğrusu Doğa Tatil Köyü’nün şefleri o kadar güzel yemekler hazırlamıştı ki, kaşıkla verdiğim kiloları, kepçeyle geri alacağımdan korktum doğrusu. Hatta korkmakta o kadar haklıymışım ki, orada arttırdığım tatlı yeme miktarımı hala daha  azaltamadım. Yemekte önce herkes kendi arkadaşları ile guruplaştı. Hatta önce onların arasına karışamadık. Ama yemekten sonra dağılarak onlarla tanışıp, hallerini hatırlarını sorduk, onlarla vakit geçirmenin yollarını aradık.

 

 

Tavlada hep yenildik!

Tavlada hep yenildik!

Yemek sonrasında aralarına dağılmamız o kadar sevindiler ki, yavaş yavaş birbirimize alıştık koyu sohbetlere daldık. Daha sonra da oyun odası denen, okey, tavla, iskambil oynayabildiğimiz televizyonlu odaya geçerek bu sohbetlere oyunlar eşliğinde devam ettik. Bu bahsettiğim oyunları pek sevmediğim ve ne yazık ki kısa süre içinde bitirmem gereken bir yazılım işim olduğu için, ben daha çok bilgisayar başındaydım. Ama bu durum da, Huzur evi sakinleri için apayrı bir şey yapabilmeme vesile oldu; Telefonları için müzik indirmek :) .

 

 

Zeynep Kulan, Serdar Kulan Sahne Performansı

Zeynep Kulan, Serdar Kulan Sahne Performansı

İlk gün havanın yağmurlu olması nedeniyle pek dışarıda gezilemedi. Büyük oranda oyun odasında kaldık.. Taki akşam güzel bir akşam yemeği yedikten sonraki müzikli eğlenceye kadar. Yeditepe Kurumsal iletişim çalışanı Zeynep Kulan, babası ve babasının arkadaşları ile çok güzel bir müzik şöleni hazırlamış bizlere. Doğrusunu isterseniz Zeynep’in sesi çok güzeldi sahnede devleşti. Ama Babası sahneye çıktığında gerçekten büyülendik. O gece unutulmaz oldu doğrusu. Huzur evi sakinleri ile dans ettik. Hatta bazı sesi güze huzur evi sakinlerini sahneye alarak şarkı söyledik hep birlikte. Gece bittiğinde daha devam etmeliydi diyorduk hep birlikte.

 

Ertesi gün hava biraz güneş açtı ve yağmur dindi. Bu sayede doğa Tatil köyünde gezerek, ‘Doğa’yla buluşabildik. Her yerde ördekler, çimler, ağaçlar çok güzel heykeller bulunuyor. Salıncaklar, masalar, hamaklar tam olarak kafa dinlenebilecek bir yer Doğa tatil köyü.. Ben ne yazık ki yine bu güzelliklerden çok faydalanamadım. Çünkü bilgisayar başında olmam gerekiyordu. Ama bu yine Huzurevi sakinleriyle birlikte sohbet etmeme, oyun oynamama engel olmadı. Az da olsa onlara da zaman ayırabildim.

2.Gün Huzur evi sakinlerinin akşam yemeğine yetişebilmesi için biraz erken bitse de yine çok güzel geçti. Gençlere oyunlarda kaç kez yenildik biz bile sayamadık :) Fotoğraflar çektik, sohbetler ettik. Unutulmaz bir hafta sonunu böylece tamamlamış olduk.

Bu güzel hafta sonu için Öncelikle Maltepe Huzur evi sakinlerine tek tek, daha sonra Yeditepe Üniversitesine, Yeditepe üniversitesi kurumsal iletişim çalışanlarına, Doğa Tatil Köyü çalışanlarına, Bize muhteşem bir müzik şöleni yaşatan Zeynep ve Serdar Kulan’a ve Arkadaşlarına, ve bu etkinliğe katılan tüm gönüllülere teşekkür ediyorum. Çok güzel bir hafta sonu için hepinize teşekkürler.