Arşiv:

Aralık, 2007

...

2008 ile ilgili webrazzi analizi ve Önemli bir yorum

2 yorum

Arda Kutsal www.webrazzi.com adresinde Web ile ilgili paparazzilik yapıyor. Takip ettiğim bir günlük. 2008 ile ilgili bazı analizler yaparak yayınlamış. Analizi konusunda pek bişey söyleyemeyeceğim. Bazı duyumları olduğunu sanıyorum. Kulağı deliklerden denir ya öyle biri sanırım Arda Kutsal ;)

http://www.webrazzi.com/2007/12/28/2008de-neler-olacak/ adresinden bu yazıya ulaşabilirsiniz.

Aslında bu yazı, bu satırlara taşımak için çok çok önemli bir analiz sayılmaz. Ancak yorum olarak yapılmış başka bir analiz tam olarak buraya aktarılmayı hakediyor doğrusu. Bu yorum Devrim Demirel’den gelmiş.

“2. 2007 yılında yasalaşan ve sansür mekanizması olarak kullanılması mümkün olan internet yasası son sürat işleyerek binlerce irili ufaklı web sitesi kapatılacak. Mahkemelerdeki bilişim dosyaları adalet sistemimizi tıkayacak kadar çoğalacak. Bir çok kişi veya şirketin çok küçük ve önemsiz konular yüzünden vakti, mesaisi ve hevesi harcanacak.”

şeklinde başlayan ve aynen düşündüklerimi ve ne yazık ki hiç bir şekilde müdahale edemediğimiz bir durumu ortaya koyuyor Devrim Demirel..

Ey güzelim “sivil toplumumuz” ne güzel uyutuluyoruz. Nerdeyiz? Ne yapıyoruz? demekten alıkoyamıyorum kendimi. Fazıl Say giderken otostop çekesi geliyor bazen insanın..

İşte analizden daha başarılı bir analiz olan yorumu:
http://www.webrazzi.com/2007/12/28/2008de-neler-olacak/#comment-120861

Birkaç haber üzerine

1 yorum

KKTC, AB’yle uyum görüşmelerine başlıyor

Avrupa Birliği Türkiye’yi kapısında süründürürken istediklerini tam olarak almayı başaramadığını düşünüyor olmalı. Bu kaleyi içerden yıkma girişimi ile cendereyi daha da sıkmak peşindeler gibi görünüyor.

“Ordu, İtalya’dan teleferik parası bekliyor”

Neden bir belediye kendi ülkesinin kaynaklarından borçlanma yolunu seçmek veya yatırımı yap-işlet-devret modeli ile iç kaynaklarla finanse ettirmek yerine farklı bir ülkenin bankasına borçlanmayı tercih eder?

İşin ilginç tarafı bunu yapma girişiminde bulunan belediyenin DSPli olması. Düyun-u umumiye‘den, kapitülasyonlardan hiç ders almıyoruz anlaşılan..

Gül istedi, Şırnak’ta 10 bin kişi doydu

Şırnak’da, Şırnak’ın en küçük ilçesi Güçlükonak’ın nüfüsu kadar bir nüfus yardım ile doyuyor, yardım yoksa aç. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Biraz yatırım filan yapın. Sosyal güvenlik kar için değildir ey hükümet, İnsanlar aç” demek yerine “Bayram hatrına doyurun açları” şeklinde sivil toplum kuruluşlarına çağrı yapıyor. Devlet bu kadar aciz midir? Yoksa devlet aciz değil de kaynaklar farklı biçimde mi kullanılıyor? Nedir bu alicengiz oyununun gerçeği? Ne “yatırım yapılmıyor, yapılmışlar da satılıyor mu?” Yok artık!!

Polisler online yakalandı

“Çocuk pornografisi yasaları” sonuçlar doğurmaya başladı. 15 polis memuru özel görüşmelerinin “casus yazılımlarla” yakalanması sonucu, “Başbakana Hakaret” suçlaması ile soruşturuluyor. Bu ne demek? Aba altından sopa mı? Sesimi duyan arkamdan gelmesin. Ağzınızı açarken dikkat edin Echelon a yakalanmak da var!

Lakota Yerlileri ve Bağımsızlık

2 yorum

Geçen gün reddit okurken karşılaştığım bir haber beni çok şaşırttı. Doğrusu bu haberin arkasından gelecek olayları iyi takip etmek, dış politaka açısından iyi değerlendirmek gerekli. Ya da bir oyun ise tuzağa düşmemek.. Tabii haberin yalan olma ihtimali de var. Henüz hiç biryerde yalanlanmasına rastlamadım.

Haberi bu satırlara yazmak yerine kaynağından almanız, okumanızı öneriyorum. Hatta en son bir harita var ki çok ilginç.. Haber Türkiye’de sadece ntvmsnbc‘ye ve gazeteport‘a düştü sanıyorum. Başka bir sitede rastlamadım.

http://afp.google.com/article/ALeqM5iVC1KMTOgwiSoMQyT2LwZc9HyAgA
http://www.gazeteport.com.tr/DUNYA/NEWS1/GP_127139
http://ntvmsnbc.com/news/430195.asp
http://users.dma.ucla.edu/~estevancarlos/images/lakotanation.jpg

Türk Blogküresi andı şakası ve “Andımız”

2 yorum

Türk blogküresi, amaçlarını doğru anlamış insanlardan oluşmuyor ne yazık ki. Günlük yaşamımıza etki edebilecek düzeye taşıyamadık bloglarımızı. Bu eksikliğimizi gidermeye çalışmak yerine zırvalayanlar o kadar çok ki. Gerçi böyle bir eksikliğimiz olduğunu farkedebilen kaç günlük sahibimiz var kestirebilmiş değilim.

Bu gün böyle bir zırvadan bahsetmek istiyorum. Ne yazık ki bu zırvadan bahsederken arkadaşa haketmediği küçük bir ün sağlayacağım. Ancak yine de buna değeceğini düşünüyorum.

http://tafugu.blogspot.com/2007/12/blogculuk-andi.html

adresindeki “Blogculuk andı”nı okuyunca gülsem mi ağlasam mı bilemedim. Beynini 3 saniye için bile çalıştırmadan, çalakalem yazılmış ve gerçek bir anda hakaret edercesine bir ant yazmış arkadaş.

Tabii bu kadar dalga geçercesine yazılmış andcıktan bahsederken, gerçek öğrenci andından bahsetmemek olmaz.

Öncelikle pek bilinmeyen ve çoğumuzun ilk okulda her sabah metazori okuduğumuz bu andın kimin kaleminden çıktığını bulmak istedim. Biraz araştırma ile “Öğrenci Andı” olarak da bilinen andı 1893- 1934 yıllarında yaşamış olan Reşit Galip yazmış olduğunu buldum.

Reşit Galip 1932-1933 Yıllarında 1 yıl kadar süre ile milli eğitim bakanlığı yapmış. Zaten bahsettiğimiz andı da bu süre zarfında, 23 Nisan 1923 de yazmış.

Mustafa Kemal Atatürk’ü yemek masasında, öğretmeninin ve tüm konukların önünde, Atatürk’ün kendisini “Bu sofrada hocama ve bir Milli Eğitim Bakanı’na hakaret etmenize müsaade edemem” diye haşlamasına rağmen “Devrimleri korumak için sizden müsaade istemiyorum. Hatayı yapan siz de olsanız, sizi de eleştiririm. Mesela Rose Noir’a verdiğiniz 15 bin liralık kredi mektubu da siz yaptınız diye hata olmaktan çıkmaz.” diyerek eleştirebilecek cesarette biri imiş Reşit Galip. Tabii bu cüreti ve devrimleri koruma ruhu kendisinin Milli Eğitim bakanlığına, Atatürk tarafından atanmasını sağlamış. Üstelik Görevi sürdüren kişi Atatürk’ün Harbiye’den Tabya öğretmeni olan Esat Mehmet iken.

And’ın yazılması ile ilgili olarak, Prof. Dr. Afetinan, “Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler” adlı eserinde “1933 yılının 23 Nisan Çocuk Bayramı idi. O, heyecanla Çankaya köşküne geldiği vakit, Atatürk’ün yanında bana bir kâğıt uzattı ve şunları anlatmaya başladı. ‘Sabahleyin ilk bayramlaşmayı kızlarımla yaptım. Onlara bir şeyler söylemek istediğim vakit, bir and meydana çıktı. İşte Cumhuriyetimizin 23 Nisan çocuklarına armağanı’ dedi.” yazmış.

Umarım bir dahaki blog andı denemesi biraz daha takdir alabilecek biçimde olur.

[Kaynakça]
[1] http://www.milliyet.com.tr/2007/11/25/yazar/dundar.html
[2] http://tr.wikipedia.org/wiki/Re%C5%9Fit_Galip
[3] http://www.bizimforumlar.com/forum/genel-konular/6425-ogrenci-andimizi-kim-yazdi.html

Switch to our mobile site