Sinema hakkında pek yazdığımı hatırlamıyorum. Ama bugün bir istisna yapacağım. Aslında tam bir istisna sayılmaz buradan başka bir blogda yazdığım yazıya paraf atıyorum. Başlıktan anladığınız gibi, “Zor ölüm 4″ (Die Hard 4 – Live Free or Die Hard)dan bahsedeceğim.
Bu yazıya sinema.aptalkutu.org adresinden ulaşabilirsiniz. Hayli eğlenceli bir yazı. Aşağıda yazıdan bir kısım alıntı bulunuyor.
Dikkat bu satırlardan sonra gelecekler film hakkında ayrıntılı bilgiler içerebilir. Eğer siz de, “Bruce Willis aslında ölü” cümlesini duyduktan sonra 6.His’i (The Sixth Sense) benim gibi izlememeyi tercih ettiyseniz, bu paragraftan ilerisini okumayın. Tabii eğer hala 6. His’i izlememiş ve artık izlemeyi düşünmemeye başladıysanız; Evet ettiğiniz küfürleri duyabiliyorum
Bu filmden bahsetmek istiyorum, çünkü, Hollywood artık işin cılkını çıkartmış durumda. Özellikle filmin bilişim ile ilgili taraflarından bahsetmek istiyorum. Bruce abimiz yani filmdeki adı ile John McClane bu sefer bilgisayar korsanları ile mücadele ediyor. Tabii hiç aklınıza gelmeyecek biçimde bu bilgisayar korsanlarının canlarına okumaktan alıkoyamıyor kendini.
E peki ne bu bilgisayar korsanları? Filmdeki hallerinden bahsediyorum doğal olarak, gerçek bir bilgisayar korsanı ya da nam-ı diğer hacker, cracker, lamer artık ne derseniz ondan bahsetmiyorum. Bunlar çok zeki, kod yazmayı seven, yaratıcı, algoritmalar üreten yakışıklı/güzel gençler. En çirkini bile traş olsa piyasa yapabilir cinsten.
… (Devamı için SineKutu‘ya)