Bu akşam, Hulki Cevizoğlu’nun İşgal ve Direniş 1919 ve Bugün isimli kitabını bitirdim. Orada yapılan karşılaştırmaların sonuçlarını, uzaktan görebildiğim ama özümseyemediğim için kendimden utandım. O tarih ile bu gün arasında en küçük bir benzerlik olmadığını düşünmüyor muyuz? Düşündürtülmüyor muyuz? Zaman değişti demiyor muyuz her gün geçmişe bakarken? İşte bu kitap sayesinde ne büyük bir yanılgı içinde olduğumuzu, “net bir biçimde” anladım. Fark olmadığını, aynı oyunların, aynı tuzakların daha kıvrak ve daha ustaca yapıldığını gözler önüne seriyor bu kitap. Daha da kötüsü bu oyunların içine bir Damat’tan Damat bir Ferit Hükümeti ile gittiğimizi sadece izliyoruz. Umarım 22 Temmuz’da biraz izleyici olmaktan uzaklaşırız.

Kitabı her cumhuriyet çocuğunun okuması gerektiğini düşünüyorum.

Sonra bu gün Yılmaz Özdil’in bir yazısı (07/07/2007 tarihli Hepimiz Petkim’iz isimli yazı. Yarın farklı yazıya ulaşabilirsiniz.) ile karşılaştım. Tablo bu kadar da net bir biçimde özetlenemezdi. Kısa bir alıntı yapayım:

Türk Telekom, Arap’ın.
Telsim İngiliz’in. Kuşadası Limanı İsrailli’nin. İzmir Limanı Hong Konglu’nun… Araç muayene işi Alman’ın. Başak Sigorta Fransız’ın. Adabank Kuveytli’nin. İETT Garajı Dubaili’nin. Avea Lübnanlı’nın.
Petkim?
Ermeni’nin.
(Kazak’a sattık, dediler.
Kazağı bi çıkardık… Ermeni…)
N’olacak bu memleketin hali?
Rakı, Amerikalı’nın.
Finansbank Yunanlı’nın… Oyakbank Hollandalı’nın. Denizbank Belçikalı’nın. Türkiye Finans Kuveytli’nin. TEB Fransız’ın. Cbank İsrailli’nin. MNG Bank Lübnanlı’nın. Alternatif Bank Yunanlı’nın. Dışbank Hollandalı’nın. Şekerbank Kazak’ın. Yapı Kredi’nin yarısı İtalyan’ın. Turkcell’in yarısı Finli’nin Rus’un. Beymen’in yarısı Amerikalı’nın. Enerjisa’nın yarısı Avusturyalı’nın. Garanti’nin yarısı Amerikalı’nın. Eczacıbaşı İlaç, Çek’in. İzocam, Fransız’ın. TGRT Amerikalı’nın. Demirdöküm Alman’ın. Döktaş Fransız’ın. Süper FM Kanadalı’nın.

Başka söze ne hacet..