<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Türkçe Eriyor! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.yalazi.org/2007/01/02/turkce-eriyor/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yalazi.org/2007/01/02/turkce-eriyor/</link>
	<description>Yine bir gayrı ciddi internet günlüğü..</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Feb 2012 11:40:40 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: komik</title>
		<link>http://www.yalazi.org/2007/01/02/turkce-eriyor/comment-page-1/#comment-31572</link>
		<dc:creator>komik</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2009 08:17:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yalazi.org/index.php/archives/2007/01/02/turkce-eriyor/#comment-31572</guid>
		<description>çok gülünç durumdasınız. Böyle bir makale yayınlıyorsunuz ve yukarıda &quot;home&quot;, &quot;internet&quot;, &quot;comment&quot; gibi Türkçe olmayan kelimeler var. Yazık anca lafta, icraat yok!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>çok gülünç durumdasınız. Böyle bir makale yayınlıyorsunuz ve yukarıda &#8220;home&#8221;, &#8220;internet&#8221;, &#8220;comment&#8221; gibi Türkçe olmayan kelimeler var. Yazık anca lafta, icraat yok!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: izmir web tasarım</title>
		<link>http://www.yalazi.org/2007/01/02/turkce-eriyor/comment-page-1/#comment-29405</link>
		<dc:creator>izmir web tasarım</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Feb 2009 07:06:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yalazi.org/index.php/archives/2007/01/02/turkce-eriyor/#comment-29405</guid>
		<description>doğru kullanırsak Türkçe yi erimez:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>doğru kullanırsak Türkçe yi erimez:)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: mustafa</title>
		<link>http://www.yalazi.org/2007/01/02/turkce-eriyor/comment-page-1/#comment-26040</link>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Oct 2008 13:01:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yalazi.org/index.php/archives/2007/01/02/turkce-eriyor/#comment-26040</guid>
		<description>çok doğru .ama burada doğru deyip yanlış kullananlar var:
Cok haklisin Onur, destekliyorum seni. Insanlar konusurken bilgisayar terimlerinin Turkce’leri akillara gelmiyor olabilir ama yazarken durup Turkce’sini dusunecek ya da bulacak vaktimiz var. Lutfen Turkce’mize sahip cikalim. Eger cikmazsak ne olacagina dair iki kitap var:

bu da ne oluyor. &quot;haklisin&quot;,&quot;Insanlar&quot;,&quot;konusurken&quot;,&quot;lutfen&quot;,turkce&quot;,&quot;dusunecek&quot;vb:

bunların yabancı kökenli olması bir yana ÖZTÜRKÇE kelimeleri bile böyle yazarak katlediyorsunuz.İgilizce kökenli kelimelere Türkçe kelimeler bulunabilir. Ancak önce Türkçe&#039;yi doğru kullanalım.

Atatürk&#039;ün dediği gibi  bağımsızlığı kurtaran TÜRK MİLLETİ dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>çok doğru .ama burada doğru deyip yanlış kullananlar var:<br />
Cok haklisin Onur, destekliyorum seni. Insanlar konusurken bilgisayar terimlerinin Turkce’leri akillara gelmiyor olabilir ama yazarken durup Turkce’sini dusunecek ya da bulacak vaktimiz var. Lutfen Turkce’mize sahip cikalim. Eger cikmazsak ne olacagina dair iki kitap var:</p>
<p>bu da ne oluyor. &#8220;haklisin&#8221;,&#8221;Insanlar&#8221;,&#8221;konusurken&#8221;,&#8221;lutfen&#8221;,turkce&#8221;,&#8221;dusunecek&#8221;vb:</p>
<p>bunların yabancı kökenli olması bir yana ÖZTÜRKÇE kelimeleri bile böyle yazarak katlediyorsunuz.İgilizce kökenli kelimelere Türkçe kelimeler bulunabilir. Ancak önce Türkçe&#8217;yi doğru kullanalım.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün dediği gibi  bağımsızlığı kurtaran TÜRK MİLLETİ dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: cemre</title>
		<link>http://www.yalazi.org/2007/01/02/turkce-eriyor/comment-page-1/#comment-19592</link>
		<dc:creator>cemre</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Dec 2007 15:31:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yalazi.org/index.php/archives/2007/01/02/turkce-eriyor/#comment-19592</guid>
		<description>bence doğru
yani niye türkçe katlediliyor anlamıyorum ki türkçeyi çok güzel kullanmalıyız yabancı dillerin türçeleri var onu kullanalım</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bence doğru<br />
yani niye türkçe katlediliyor anlamıyorum ki türkçeyi çok güzel kullanmalıyız yabancı dillerin türçeleri var onu kullanalım</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: esmanur</title>
		<link>http://www.yalazi.org/2007/01/02/turkce-eriyor/comment-page-1/#comment-19284</link>
		<dc:creator>esmanur</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Nov 2007 20:36:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yalazi.org/index.php/archives/2007/01/02/turkce-eriyor/#comment-19284</guid>
		<description>çok güzel bir konu olmuş :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>çok güzel bir konu olmuş <img src='http://www.yalazi.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Fuat Poyraz</title>
		<link>http://www.yalazi.org/2007/01/02/turkce-eriyor/comment-page-1/#comment-12023</link>
		<dc:creator>Fuat Poyraz</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Mar 2007 10:47:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yalazi.org/index.php/archives/2007/01/02/turkce-eriyor/#comment-12023</guid>
		<description>Belki alakasız olacak ama &quot;Parlamento&quot; nun anlamı boş lafların konuşulduğu yermiş.(sanırım latincede)Oktay Sinanoğlu&#039;nun Hedef Türkiye adlı kitabından hatırladığım kadarıyla.O zamanda parlamenter ne oluyor onuda siz düşünün.

Oktay Sinanoğlu&#039;nun Hedef Türkiye adlı kitapdan alıntı.Sayfa 128
&quot;−Bu feci bir vaziyet. Eskiden bunlara &quot;mebus&quot; denirdi.
Sonra &quot;milletvekili&quot; oldular. Şimdi son zamanlarda, üç−beş
yıldır, bir de bakıyorsunuz televizyona çıkıp &quot;biz
parlamenterler&quot;, &quot;parlamento&quot; laflarıyla kendilerine sözde
Avrupalı süsü veriyorlar. Şimdi biz diyoruz ki, bu
kelimelerin Latince, İtalyanca kökeni &quot;boş lâf üreten&quot;
mânâsına gelir. &quot;Parlamento&quot; da, &quot;boş lâf üretilen yer&quot;
mânâsına gelir. Kendilerine bu kelimeleri uygun görüp
Avrupalı havalarına girenleri uyarıyorum: Bu millet boş lâf
üretenleri değil, vekillerini bekliyor. &quot;Protokol&quot; kelimesini
&quot;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Belki alakasız olacak ama &#8220;Parlamento&#8221; nun anlamı boş lafların konuşulduğu yermiş.(sanırım latincede)Oktay Sinanoğlu&#8217;nun Hedef Türkiye adlı kitabından hatırladığım kadarıyla.O zamanda parlamenter ne oluyor onuda siz düşünün.</p>
<p>Oktay Sinanoğlu&#8217;nun Hedef Türkiye adlı kitapdan alıntı.Sayfa 128<br />
&#8220;−Bu feci bir vaziyet. Eskiden bunlara &#8220;mebus&#8221; denirdi.<br />
Sonra &#8220;milletvekili&#8221; oldular. Şimdi son zamanlarda, üç−beş<br />
yıldır, bir de bakıyorsunuz televizyona çıkıp &#8220;biz<br />
parlamenterler&#8221;, &#8220;parlamento&#8221; laflarıyla kendilerine sözde<br />
Avrupalı süsü veriyorlar. Şimdi biz diyoruz ki, bu<br />
kelimelerin Latince, İtalyanca kökeni &#8220;boş lâf üreten&#8221;<br />
mânâsına gelir. &#8220;Parlamento&#8221; da, &#8220;boş lâf üretilen yer&#8221;<br />
mânâsına gelir. Kendilerine bu kelimeleri uygun görüp<br />
Avrupalı havalarına girenleri uyarıyorum: Bu millet boş lâf<br />
üretenleri değil, vekillerini bekliyor. &#8220;Protokol&#8221; kelimesini<br />
&#8220;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Onur Yalazı</title>
		<link>http://www.yalazi.org/2007/01/02/turkce-eriyor/comment-page-1/#comment-9830</link>
		<dc:creator>Onur Yalazı</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jan 2007 11:33:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yalazi.org/index.php/archives/2007/01/02/turkce-eriyor/#comment-9830</guid>
		<description>Dilleri bir beton arme binaya benzetirsek, kuralları temelleri, kirişleri ve kolonları diyebiliriz. Kurallar bu dile genel şeklini verir. Sadece genel şekli ile bir bina hiç bir işe yaramaz. Buna da binanın kabası denir.

Şimdi bir binanın en sağlam yeri temelleri, kolonları ve kirişleridir bu konuda hem fikirim. Ancak Bir binayı yıkmanın bir kaç yolu vardır. En kolay yolu Türkiye&#039;de pek kullanılmayan, uzmanlar eşliğinde taşıyıcılarının patlatıldığı yöntemdir. Bu sayede bir kaç saniye içinde bina yerle bir edilir. Ancak bu yöntemin aksi tarafları vardır. Bunu yapabilmek için binaya tamamen hakim olmak, içini boşaltmış olmak ve etkilenecek herkesin onayını almak gerekir. 

Bu yöntemi bir dil için kullanamazsınız. Ya da bu dili kullanan halkı yoğun baskı altına alıp, katı kurallar çerçevesinde imhaya yönelebilirsiniz. Halk yaşadıkça dilin bazı kısımları yaşayacaktır. 

Bir başka yöntem, Türkiye de de genel geçer bir çözüm olarak kullanılan yöntem, Binanın en üstünden başlayıp, yapı taşlarını ayrıştırıp, duvarlarını yıkıp, istediğiniz parçaları tekrar kullanmak üzere ayırabildiğiniz bir yöntemdir. Belki görmüşsünüzdür. Bu yöntemi uygularkan binanın tamamen boşaltılmış olması bile gerekmez. En üst katları boşaltıp bu katları yokederek işe başlayabilirsiniz. Uzun zaman alır ama sonuç değişmez. Bina yokedilir.

Şu an uygulanmakta olan yöntem de, sistemarik biçimde dilin imhasına dayanıyor. Öncelikle yapıtaşları parçalanıyor. Uzun zaman alıyor ancak gün gelecek sıra temellere kolonlara ve kirişlere de sıra gelecek. 

Hatta o kadar sistemetik yürütülen bir çaba ki, artık dilin kuralları bile değişim geçiriyor. Dilimizde olmayan zamanlar günlük yaşamda kullanılır hale geldi. Örneğin: &quot;Yarın geliyor olacağım&quot; 

Bir doktora neden latince kullanıyorsun denemez bu konuda haklısın. Çünkü doktora kendi alimlerimizin kitaplarından tıbbı öğrenmiş Latin alimlerinin kitaplarını okutuyoruz. Kendi alimlerimizin cevherlerini araştırmayıp, latince ezberletiyoruz. Tıp konusundaki dünyanın içinde bulunduğu emperyalist durumu burada tartışacak değilim. Tüm dünya kan ağlıyor.

Orhan Pamuk ve Elif Şafak konularını -henüz- tartışmak istemiyorum. Çünkü söylenmesi gereken şeyler hem ağır hem de yeterli dayanağım yok. 

Arapça ve Farsçe kelimeler kafama takılmaz. Çünkü edebiyat dili olarak yüz yıllarca kullanmış olduğumuz dillerin kendi dilimize etki etmemesi imkansız. Ancak günümüzde olan biten şey ile karşılaştırılamayacak derecede sağlıklı bir durum bu. Anglo-sakson kültürünün içinde eritilen bir kültür yerine doğu kültürü ile karışmış bir Türkçeyi tercih ederim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Dilleri bir beton arme binaya benzetirsek, kuralları temelleri, kirişleri ve kolonları diyebiliriz. Kurallar bu dile genel şeklini verir. Sadece genel şekli ile bir bina hiç bir işe yaramaz. Buna da binanın kabası denir.</p>
<p>Şimdi bir binanın en sağlam yeri temelleri, kolonları ve kirişleridir bu konuda hem fikirim. Ancak Bir binayı yıkmanın bir kaç yolu vardır. En kolay yolu Türkiye&#8217;de pek kullanılmayan, uzmanlar eşliğinde taşıyıcılarının patlatıldığı yöntemdir. Bu sayede bir kaç saniye içinde bina yerle bir edilir. Ancak bu yöntemin aksi tarafları vardır. Bunu yapabilmek için binaya tamamen hakim olmak, içini boşaltmış olmak ve etkilenecek herkesin onayını almak gerekir. </p>
<p>Bu yöntemi bir dil için kullanamazsınız. Ya da bu dili kullanan halkı yoğun baskı altına alıp, katı kurallar çerçevesinde imhaya yönelebilirsiniz. Halk yaşadıkça dilin bazı kısımları yaşayacaktır. </p>
<p>Bir başka yöntem, Türkiye de de genel geçer bir çözüm olarak kullanılan yöntem, Binanın en üstünden başlayıp, yapı taşlarını ayrıştırıp, duvarlarını yıkıp, istediğiniz parçaları tekrar kullanmak üzere ayırabildiğiniz bir yöntemdir. Belki görmüşsünüzdür. Bu yöntemi uygularkan binanın tamamen boşaltılmış olması bile gerekmez. En üst katları boşaltıp bu katları yokederek işe başlayabilirsiniz. Uzun zaman alır ama sonuç değişmez. Bina yokedilir.</p>
<p>Şu an uygulanmakta olan yöntem de, sistemarik biçimde dilin imhasına dayanıyor. Öncelikle yapıtaşları parçalanıyor. Uzun zaman alıyor ancak gün gelecek sıra temellere kolonlara ve kirişlere de sıra gelecek. </p>
<p>Hatta o kadar sistemetik yürütülen bir çaba ki, artık dilin kuralları bile değişim geçiriyor. Dilimizde olmayan zamanlar günlük yaşamda kullanılır hale geldi. Örneğin: &#8220;Yarın geliyor olacağım&#8221; </p>
<p>Bir doktora neden latince kullanıyorsun denemez bu konuda haklısın. Çünkü doktora kendi alimlerimizin kitaplarından tıbbı öğrenmiş Latin alimlerinin kitaplarını okutuyoruz. Kendi alimlerimizin cevherlerini araştırmayıp, latince ezberletiyoruz. Tıp konusundaki dünyanın içinde bulunduğu emperyalist durumu burada tartışacak değilim. Tüm dünya kan ağlıyor.</p>
<p>Orhan Pamuk ve Elif Şafak konularını -henüz- tartışmak istemiyorum. Çünkü söylenmesi gereken şeyler hem ağır hem de yeterli dayanağım yok. </p>
<p>Arapça ve Farsçe kelimeler kafama takılmaz. Çünkü edebiyat dili olarak yüz yıllarca kullanmış olduğumuz dillerin kendi dilimize etki etmemesi imkansız. Ancak günümüzde olan biten şey ile karşılaştırılamayacak derecede sağlıklı bir durum bu. Anglo-sakson kültürünün içinde eritilen bir kültür yerine doğu kültürü ile karışmış bir Türkçeyi tercih ederim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: sickprincess</title>
		<link>http://www.yalazi.org/2007/01/02/turkce-eriyor/comment-page-1/#comment-9823</link>
		<dc:creator>sickprincess</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Jan 2007 09:14:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yalazi.org/index.php/archives/2007/01/02/turkce-eriyor/#comment-9823</guid>
		<description>Onur diller erimez. Biter mi biter ama diller erimez. Değil kimyası fiziki yapısı itibari ile kuralları net ve tektir. Globalleşirken uzmanlaşmaktır bu senin dediğin. Bir doktora bunun neden latincesini kullanıyorsun der miyiz? Sence demeli miyiz? Dilin nereye gittiğini düşünüyorsan beni değil nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk&#039;u yok efenim yüzbinler satan Elif Şafak&#039;ı eleştir. İnternet kelimesi kafana takıldığı kadar her gün kullandığımız arapça ve farsça kelimeler de kafana takılsın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Onur diller erimez. Biter mi biter ama diller erimez. Değil kimyası fiziki yapısı itibari ile kuralları net ve tektir. Globalleşirken uzmanlaşmaktır bu senin dediğin. Bir doktora bunun neden latincesini kullanıyorsun der miyiz? Sence demeli miyiz? Dilin nereye gittiğini düşünüyorsan beni değil nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk&#8217;u yok efenim yüzbinler satan Elif Şafak&#8217;ı eleştir. İnternet kelimesi kafana takıldığı kadar her gün kullandığımız arapça ve farsça kelimeler de kafana takılsın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Onur Yalazı</title>
		<link>http://www.yalazi.org/2007/01/02/turkce-eriyor/comment-page-1/#comment-9725</link>
		<dc:creator>Onur Yalazı</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jan 2007 04:22:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yalazi.org/index.php/archives/2007/01/02/turkce-eriyor/#comment-9725</guid>
		<description>anonymous: Buradaki tezat konusunda haklısın, ancak bazı durumlarda elinizde olmayan şartlar dolayısı ile Türkçeye özgü harfleri kullanamayabilirsiniz. Bu yüzden bu konuda birşeyler söylemek istemedim.

Yalnız, Oktay Sinanoğlu&#039;nun &quot;obsessif&quot; liği konusunda, aynı hassasiyeti göstermeye çalışan ve yeri geldiğinde  &quot;Faşizan&quot; tavırlı olmakla suçlanna biri olarak size katılamıyorum. Öncelikle sorun anayasaların 1 kez delinmesine benzeyen bir sorun. Bugün kullanırken hiç şaşırmadığımız, kullanan kişileri yadırgamadığımız o kadar Anglo-Sakson kültürü öğesi var ki. 

Tamam demek yerine OK demek ile kaybettiklerimizi gözle göremiyoruz. Bunu tarih görebiliyor. Tarihin incelenmesinde de, faşizan rejimlerin, kültür yoketme çabalarının dili yokederek başladığını görürüz. Çünkü dil, algımızı yönlendiren birincil unsurdur. 

Bugün Almanya devleti başbakanı Merkel, Almanya da yaşayan Türkler&#039;in evlerinde dahi Almanca konuşmalarını istiyorsa, Danimarkada,  Hollanda da, İsveçte devlet dili tektir 2. bir dil kullanmak işleri aksatır, anlayış problemlerine neden olur şeklinde farklı resmi diller kullanılmasına karşı çıkılıyorsa bir bildikleri yok mudur? Biliyorsunuz ki, Türkiye de bilim adamımız yoktur biz bilmeyiz koskoca Avrupa mı bilmeyecek?

Bu konuda biraz Avrupa tarihini okumanızı öneriyorum. Yakın ve uzak Avrupa tarihinin kültürleri, kalp makinelerinde öğütmek üzerine kurulu olduğunu görerek biraz ufkunuzu açarsınız umarım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>anonymous: Buradaki tezat konusunda haklısın, ancak bazı durumlarda elinizde olmayan şartlar dolayısı ile Türkçeye özgü harfleri kullanamayabilirsiniz. Bu yüzden bu konuda birşeyler söylemek istemedim.</p>
<p>Yalnız, Oktay Sinanoğlu&#8217;nun &#8220;obsessif&#8221; liği konusunda, aynı hassasiyeti göstermeye çalışan ve yeri geldiğinde  &#8220;Faşizan&#8221; tavırlı olmakla suçlanna biri olarak size katılamıyorum. Öncelikle sorun anayasaların 1 kez delinmesine benzeyen bir sorun. Bugün kullanırken hiç şaşırmadığımız, kullanan kişileri yadırgamadığımız o kadar Anglo-Sakson kültürü öğesi var ki. </p>
<p>Tamam demek yerine OK demek ile kaybettiklerimizi gözle göremiyoruz. Bunu tarih görebiliyor. Tarihin incelenmesinde de, faşizan rejimlerin, kültür yoketme çabalarının dili yokederek başladığını görürüz. Çünkü dil, algımızı yönlendiren birincil unsurdur. </p>
<p>Bugün Almanya devleti başbakanı Merkel, Almanya da yaşayan Türkler&#8217;in evlerinde dahi Almanca konuşmalarını istiyorsa, Danimarkada,  Hollanda da, İsveçte devlet dili tektir 2. bir dil kullanmak işleri aksatır, anlayış problemlerine neden olur şeklinde farklı resmi diller kullanılmasına karşı çıkılıyorsa bir bildikleri yok mudur? Biliyorsunuz ki, Türkiye de bilim adamımız yoktur biz bilmeyiz koskoca Avrupa mı bilmeyecek?</p>
<p>Bu konuda biraz Avrupa tarihini okumanızı öneriyorum. Yakın ve uzak Avrupa tarihinin kültürleri, kalp makinelerinde öğütmek üzerine kurulu olduğunu görerek biraz ufkunuzu açarsınız umarım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: anonymous</title>
		<link>http://www.yalazi.org/2007/01/02/turkce-eriyor/comment-page-1/#comment-9724</link>
		<dc:creator>anonymous</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jan 2007 01:36:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.yalazi.org/index.php/archives/2007/01/02/turkce-eriyor/#comment-9724</guid>
		<description>&quot;Lutfen Turkce’mize sahip cikalim. Eger cikmazsak ne olacagina dair iki kitap var&quot;

Ne kadar ironik.

Peki yazarken Türkçe karakter kullanmaya dahi özen göstermeyenler Türkçe&#039;ye sahip çıkarlarsa ne olacağına dair kitaplar da var mı?

Oktay Sinanoğlu gibi obsesifleri bir kenara bırakın. Doğru düzgün Türkçe yazın, doğru düzgün Türkçe konuşun. &quot;İroni Türkçe değil, gülmece kullanın, Internet Türkçe değil, örütbağ kullanın&quot; diye çıkıntılık yapmak ile Türkçe kurtulacak olsa idi şimdiye on kere kurtulmuştu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Lutfen Turkce’mize sahip cikalim. Eger cikmazsak ne olacagina dair iki kitap var&#8221;</p>
<p>Ne kadar ironik.</p>
<p>Peki yazarken Türkçe karakter kullanmaya dahi özen göstermeyenler Türkçe&#8217;ye sahip çıkarlarsa ne olacağına dair kitaplar da var mı?</p>
<p>Oktay Sinanoğlu gibi obsesifleri bir kenara bırakın. Doğru düzgün Türkçe yazın, doğru düzgün Türkçe konuşun. &#8220;İroni Türkçe değil, gülmece kullanın, Internet Türkçe değil, örütbağ kullanın&#8221; diye çıkıntılık yapmak ile Türkçe kurtulacak olsa idi şimdiye on kere kurtulmuştu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

