Arşiv:

Kasım, 2006

...

749$ sıkışmış bir yerlere :(

2 yorum
RHCT Certification:                                PASS (100+90.9)
RHCE Certification:                                NO PASS (100+63.4)
Gerçekten üzüldüm..

Geceyi düşe çeviren Türk mucizesi

yorum yok

http://www.youtube.com/v/EYtROn11NAc

Aman dikkat

yorum yok

MS uyarıyor:

http://www.microsoft.com/turkiye/athome/security/online/smartgenealogy.mspx

Blender + Verse = Blender Küme Çalışması + Gürültü

yorum yok

Blender:

model – animate – shade – render – composite – chat

Ayrıntılar için http://www.blendernation.com/2006/11/16/chatting-in-blender-with-verse/

Özgür Yazılım, Özgür düşünce

yorum yok

Philip Van Hoof’un blogunda, http://pvanhoof.be/blog/index.php/2006/11/12/telling-me-what-i-should-blog adresinde Gezegen Linux yönetiminin de alması gereken bir ders olduğunu düşünüyorum..

“I dislike the trend of people whining what we should blog because we get on pgo. It’s our personal blog, pgo is just a user of our blogs.

If you are interested in filtered opinions and stories, I suggest you watch FOX news in stead of reading our blogs or create a derivative of pgo where you’ll filter on subject.
…..
Your friendly freedom of speech supporter.

Filtreleme isteyen kullanıcılar daha önce yaptıkları gibi yazımlarına yama yapabilir, web tarayıcılarında GreaseMonkey ile betikler hazırlayabilir. Hatta planet koduna kullanıcı tarafı filtre desteği getirebilirler.

Ama kimin ne yazdığını kısıtlamaya çalışmak, kendi görüşleri dışında yazanları cezalandırmaya çalışmak kesinlikle uzak durulması gereken düşünceler.

Kimsenin blogunu parçalara ayırmasını istemiyorum açıkçası. Birer yaşantımız olduğu için buradayız. Linux kullanıcılarının insan olduğunu, birer günlük yaşamları olduğunu gösterebildiğimiz bir gezegen olmalı. Dışarıdan pek öyle göstermiyoruz ;)

Ağ Özgürlüğü ya da Pedofili

1 yorum

Uzun zamandır, “Niçin sivri zeka birileri ortaya çıkıp, Türkiye’de internet kullanımına darbe indirmeye çalışmıyor?” diye düşünüyordum. Gerçi,

* “Her şirkete internet sayfası zorunluğu”
* “Alan adları yasaklanması ile uyuşturucu yaygınlaştırılmasının önlenmesi”,
* “internet basınının haftalık dökümlerinin alınması”

gibi saçma hareketlerle kısıtlama davranışlarının sinyalleri geliyordu. Ya da şu anda hatırlayamadığım denemelerle. Ancak bu denemeyi görünce “Tamam oldu, savaş baltaları çıkmalı” diye düşünmekten kendimi alamadım.

* “17 aylık bir bebeğe zorbalık edenlerle başetmek için internete perdeleme koymalıyız.”
* “Teknik olarak yapılabiliyor, zorunluluğu getirelim ahlaka mugayyir herşeyi perdeleyelim”
* “Yeni nesilleri kurtarmak gerek, çoluğu çocuğu internette sokamıyoruz.”

Çok saf, ahlaki ve gerekli görünüyor değil mi? “Geç kalmamak gerekli. Hızla harekete geçmeliyiz” demek geliyor insanın içinden. Haberin arkasındaki yorumları okuyunca ne kadar masum düşüncelerle desteklendiğini görüp kendime kızdım; “İnsanlar istiyor, sana ne o zaman ihtiyaç varsa karşılanmalı, vatan millet, halk, ahlak kurtarılmalı” diye düşündüm.
Şimdi biraz çıkarım yapmak istiyorum. Çocuk istismarı yapılıp yayın organlarına çıkınca internette pornografi engelleniyorsa, yarın ne yapılabilir? Sokağa dökülen işçiler olursa sendika siteleri perdelenir mi? Partiler kapatılırsa ilgili görüşler için anti virüs yazılımları mı devreye alınır?
Durumun ne kadar karmaşık olduğunu anlamak gerekli. Bugün internet özgürlüğüne darbe indirmeye çalışanlara karşı çıkanlar, çocuk pornocusu damgası mı yiyecek? Durum süt beyazı gibi basit mi? Yoksa kolalı içecekler gibi içinde ne olduğu belirsiz mi?

Bu gün bu konuda önlem almaya çalışmazsak yarın bürokrasi basamaklarının çürümüş tahtalarına özgür internet de takılacak.

Yanlış düşünüyor olabilir miyim? Uluslararası ağı anlayamamış olabilir miyim? Özgürlüklere darbe inmiyor olabilir mi?

Yoksa Pedofil miyim neyim?

Switch to our mobile site