Her zamanki gibi yine blogumla uzun zamandır ilgilenmiyordum.

Öncelikle evlenen M.Eren ve Fatih Özavcı’ya ve eşlerine Mutluluklar diliyorum. Uzakdoğu kıyafetleri pek bir güzel olmuş doğrusu ama sanki az biraz Amerikan esintililer.

Bu merasimi de atlattıktan sonra son yazdığımdan beri neler yapmışım bir özet geçeyim,

Önce Mersin’e gittim geldim. Kısa da olsa bir tatile ihtiyacım varmış. Arkadaşlarımı gördüm. Bankada kavga ettim. Sonra geri döndüm.
Sonra Kartal’a arkadaşlarımın yanına gittim. Koca bir pizza kaybolmuş arkamdan az daha üstüme kalıyordu. (O pizzadan dilim yemediim!)
Orada “Pardon”, “Mumya firarda”, “Büyü”, “Vampires The Resurrection” ı izledim.
Blender hakkında basit bir döküman yazdım. buradan bakınız..
TCP 80 de ssh çalıştırdım yine de fw geçit vermedi.

Fazla bir şey yapmamışım doğrusu.

Normalde Bol miktar da eposta adresi içeren ve iletile iletile dağlar deviren epostaları sevmem. Ama bu gelenin içindekini beğendim. Mim diye koyuyorum bloguma;

Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli her şeyden şikayet etmesinden
bıkmıştır. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdir. Hayatındaki her şeyden
mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu,bir bardak suya
atıp içmesini söyler. çırak, yaşlı adamın söylediğini yapar ama içer içmez
ağzındakileri tükürmeye baslar.

Tadı nasıl?” diye soran yaşlı adama öfkeyle
“Acı” diye cevap verir.

Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tutar ve dışarı çıkarır. Sessizce az
ilerdeki golün kıyısına oturur ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle
atıp, gölden su içmesini söyler.Söyleneni yapan çırak, ağzının
kenarlarından akan suyu koluyla silerken,usta aynı soruyu sorar:

“Tadı nasıl?”.
“Ferahlatıcı” diye cevap verir genç çırak.
“Tuzun tadını aldın mi?” diye sorar yaşlı adam,
“hayır” diye cevaplar çırağı.

Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına
oturur ve şöyle der:

“Yaşamdaki acılar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Acının miktarı hep
aynidir. Ancak bu acının şiddeti,neyin içine konulduğuna bağlıdır. Acın
olduğunda yapman gereken tek şey acı veren şeyle ilgili hislerini
genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya
çalış.”

İtiraz etmek için itiraz etmemek lazım. Çok konuşmamak susmak lazım. En iyisi ….